Öncelikle bilgilendirelim,uyaralım. Ola ki gece trenine mecbur kaldınız, tek başınıza kompartımana oturmayın!! Nerde insan var oraya yönelin. Nice yolunda gece bindiğimiz trende ölümle burun buruna geldik, o korkuyu bizzat yaşadık! Serseriler, alkolikler doluştu yanımıza, geceyi ucuz atlattık diyebiliriz. Yanımızda ne başka bir yolcu etrafta ne bir görevli, öldürseler,gasp etseler kimse duymaz..
Nice,Monaco ve Cannes muhteşem şehirler. İnterrail'inizin 2,3 gününü ayırmanızı tavsiye ederim. Nice ve Cannes'da denize girebilir, zaten kısıtlı olan paranızı da Monaco'da bitirebilirsiniz :)
Floransa ve Nice yolunda yorulan bünyelere deniz,kum,güneş iyi geldi. Tarihi gezilere, koşuşturmacaya biraz ara verip iyice dinlendik. İlk gün Nice'de gezinip, denizin keyfini çıkardık. Gece Nice sokakları cıvıl cıvıl oluyor, her yanda bir gösteri, konser var. Özellikle gençlerin patenlerle sahilde yaptıkları yüksek atlama takdire şayan.
Nice'in her tarafında Türk dönercileri var, sokakta gezerken Türkçe sesler duyabilirsiniz. Şaşırdık doğrusu bu kadar Türk'e. Ancak karnımızı da burada iyi doyurduk diyebiliriz, özlemişiz kebapları :)
Fransa ile İtalya'nın tren rezervasyonları biraz farklı. İtalya'da rezervasyonlarımızı hep makinalarla yapmıştık ancak burada herkes kuyruğa giriyor ve görevliye isteğini belirtiyor. Biz Barcelona'ya gitmek istediğimizi belirttiğimizde sistem kilitlenmişti ve bize bilgi veremediler. Biz de bir gün daha kalmaya karak verdik.
Cannes
Ertesi gün sabahtan Cannes'a vardık. Cannes-Nice-Monaco arasındaki trenler 15 dakikada bir kalkıyor ve çok lüksler. Fransız trenleri, İtalyanların eski trenlerine golü attı :)
Cannes, Nice gibi pahalı bir şehir. Sokaklardaki araçlara bakıldığında bir an için "ben neredeyim" ya da "bizimkiler araba ise, bunlar ne" gibi cümleler geçebilir içinizden. Ayrıca buranın denizi ince kum. Yüzmek isteyenler için Nice'den daha ideal. Biz mayolarımızı almadığımız için yüzemedik. Mayosuz, üstsüz giren çok ama biz daha o seviyede değiliz :) Ayrıca Cannes'dan yeni mayo almak mı? Kalsın! 2,3 günlük hostel paramız gitmesin..
Monaco
İlk olarak stade louis 2'yi ziyaret ettik. Süper kupayı aldığımız o yılları Serdar ile tekrardan andık. Sıradan bir stad aslında, çok güzel sayılmaz. İçerisinde salonlar ve yüzme havuzu da var. Süper Kupa finallerine yıllardır ev sahipliği yapıyor burası.
Monaco şehri -ülkesi- eğimli bir arazi üzerine kurulmuş. Ancak işte paranın gözü kör olsun, adamlar dağın içine asansörler yapmışlar, taşları oyup yürüyen merdivenler yapmışlar. Örneğin sahildesiniz şehir merkezine gitmek için yürüyen merdivene binin o sizi çıkarsın yukarıya ya da en yakın asansörü bulun onunla şehrin istediğiniz yerine çıkın :) Bu üç şehirden belki de en gösterişlisi, pahalısı. Sokaklarda arabalar güzellikleriyle birbiriyle yarışıyor. Şehre ilk indiğimizde modifiyeli bir Mini'yi Serdar'a gösterecekken arkasından gelen Porsche ve Ferrari, bende kısa süreli bir kesintiye neden oldu. Daha sonra limandaki ultra lüks yatları görünce Hasan Şaş için zamanında neden Monaco'yu düşündüğünü anlamış olduk. Biraz param olsun, pardon çokça, bir de Monaco'da evim :)
Yarın bütün günümüz Barcelona yolunda geçecek. Yolculuk 7'de başlayacak, akşam 6,7 gibi Barcelona'da olacağız. 4 tren değiştireceğiz, ancak hiç supplement ödemeyeceğiz.
Nice-Cannes-Monaco
Etiketler: interrail-gunluk-fransa1
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder